Yine hazana döndü mevsimim
Yine sessiz sakin bir son bahar
Ses çıkmadı oysa gecelerden
Yani kelimeler…
Hep sessizlikli içindeki ruhsal bir sensizlik
Hep anlaşılmaz mısralar…
Pes ettim artık…
Gelme baharlarıma…
-
SESSİZ AKŞAM ÜSTLERİ
-
GECENİN İZ DÜŞÜMÜ
Gözümü kapatınca, yüzümde yüzünün masum hüznü,
Ellerinde bir gecenin sessizliği,
Uykusuz geçen günlerin vehameti,
Tüm şiirler anlamsız oysa artık…
Kendimden kaçtıkça sana sığınıyorum,
Teninin tüm beyazlığıyla,
Tenimin tüm beyazlığıyla sana kaçıyorum…
Bir burukluk var havada
Şimdi bir tarafta resmin,
Diğer taraf zaten bitkin…
Ay seni kıskanır bazı,
Bulutların arkasına sığınır,
Ben seni kıskanırım bazı,
Çocukluğuma sığınırım…
Oysa henüz yazılmadı sensizliğin şiiri,
Biraz gam, biraz keder,
Biraz bulut, biraz sis,
İşte buydu tüm gecenin sana özlemi
Ya da benim nasırlı sessizliğimin…
Gönül ister de gidemezsin,
Gönül ister de ağlayamazsın kimsesiz gecelere!
Şimdi dilinde varsa sessizce bir git,
Bırak orada kalsın… -
ADIM EYLEMDİ
Adım Eylemdi. 24 yaşıma henüz basmıştım daha. Hayalleri olan, düşleri sarmaşık olmuş genç bir kızdım. Bunlar sizi hiç ilgilendirmiyordu keza. Hep tek gecelik aşkım olmayı sevdiniz. Sizin teninizde kendimi buldum sandınız. Oysa ben tenim kadar beyazdım, ve tenim kadar temiz. Benimle birlikte olduğunuz gecelerin sabahlarında, hep bir azap oldu benim için. Yalancı gülüşlerimi takınmak zorunda kaldım solgun yüzüme. Hep sessiz oluyordum; bir yalan konuşamazdı çünkü.
Kendime ait bir cep telefonum olmadı hiç. Sevgilim de olmadı aslında. Annemin bir tanecik kızıydım oysa. Hayallerimi gerçekleştirmeye çalışarak yaşıyordum. Hep bir yalana bulanmış buluyordum kendimi. Oysa 17 yaşındaydım erkek arkadaşıma güvenip ilk birlikte olduğumda. Daha sonrasında, ilk fırsatta boktan bir fırsat bularak beni terk etme çabası. Oysa ne yemekler yapmıştım o’na. Hala da yaparım. Pardon! Hala da yapardım eğer beni öldürmemiş olsaydınız. Zaten çok güzel yemek yaptığım için öldürdünüz beni.
Beni hep evlendirmek istediniz, hayırlı olduğunu sandığınız kişilerle. Oysa evlendirmek istemeseydiniz kaçmazdım. Evlendirmek istemeseniz ölmezdim de belki. Beni hiç anlamadınız aslında. En çok da o üzdü zaten beni. En çok da o öldürdü. Sizin için sadece bir gecelik zevk oldum. Saatlerinizi geçirebileceğim güzel bir kızdım sadece. Oysa dedim ya; tenim kadar beyazdım, tenim kadar temiz.
O gece de her zamanki gibi, müşteri bekliyordum TEM otoyolunun kenarında. Bana çarptınız. Önce bir insana çarptınız diye korktunuz. Yolda durup, sağa çekip baktınız. Oysa çarptığınız kişi etekleri baldırlarında bir orospuydu. Bunu görünce rahatladınız. Ve arabaya binip yolunuza devam ettiniz. Adım Eylem’di. 24 yaşımdaydım. Tenim kadar beyazdım, ve tenim kadar temiz. Gözlerim yeşildi. Düşlerim kadar uzun, sarı saçlarım vardı. Beni hep birlikte öldürdünüz! Hepinize çok kızgınım!
-
KÖR KARANLIK AŞKIM
İçimde bir sen,
Merkez üssü belli olmayan;
Sabah sabah…
Hiç hesapta yokken…
Gelmeyecek sanılır ya hani,
Göremezsin gönül yaralarını…
Tüm sızılar gönüllere işler oysa,
Tüm sensizlikler bir merkezin üssü…
Hadi; madem geldin git artık…
Bu gece de olmasın sabah,
Bu gece de solmasın ellerinde… -
TOPRAK
Bir toprağa hapsolup,
Ansızın gittin…
Haber bile vermeden…
Nereye gittiğini bile söylemeden…
Param parça edip kendime bile yetmeyen yüreğimi,
Bir süre sonra geçer dediler,
Sevgilim geldi;
O bile söküp alamadı acını…
Şimdi her bayramda,
Her sensiz gülümsemede acılar çıkıyor dışarıya.
Anlatılmak istenen her kelime sen…
Tüm özlemler senin üstüne…
Gitmeseydin olmaz mıydı…! -
TEKRAR HOŞ GELDİN
Bir aralık gidiverdin,
En sessiz zamanlarımda…
Bir geceye benzeyip,
Yalnız bir sokak lambası gibi bırakıp gittin…
Şimdi…
Fakir bir çocuğun bayat bayram şekeri sevinci gözlerin…
Hala aralıktı kalbim gelip tekrar içeri sızmak istersin diye
Tekrar hoş geldin Zümrüt… -
KALP ATIŞIM
Bir çift mavi hüzüne açtı yine bu gece,
Herkes de uyumuştu oysa,
Herkes sessiz bir bekleyişteydi.
Yazık hayatlar vardı,
Belediyede kaydı olmayan,
Hep seneye alırız hayatımızın tapusunu umuduyla yaşanan.
Canım dedi…
Gitti…
Hep bir çekingenlik üstünde,
Hep bir kaçış…
Derli toplu bir hüzündü yüzün.
Yüzünde yüz yılların kimsesizliği,
Kırsal aşkların vehameti…
Bir sessizliğe açan tenin,
Evet tenindi…
Kalp atışlarım ürkek,
Kalp atışlarım korkak…
Utangaç, çekingen zamanlardı oysa,
Elinin elimde yankılanışı.
Sesimin sesinde ağlaşıyı…
Tüm maviliklerden vaz geçtim,
Haki zamanlar uğruna…
Şimdi hüzünlerim alıngan,
Sensizliğim kördüğüm… -
GELMEZSİN
Gidişinin yıldönümünü kutluyorum bu akşam
Sensizliğimi hatırlıyorum
Nasıl bir sevgidir bu, uzaklaştıkça daha çok bağlayan
Nasıl bir seviştir bu, ben diye başkalarıyla seviştiren
Bir aralar sevişmek hissetmekti oysa
Her frekansta slow bir müzik çığlığı
Sevgisizliğin korkusu,
Derken senin gidişin gibi…
Hani anlatılmak istenenler içinde kalır ya,
Hani ağlayamazsın,
Ağlatamazsın…
O sahilden yalnızlığıma giderken usulca
Peşimden gelip boynuma sarılmanı beklemedim keza,
En azından yalandan sevişmeseydin sevgimle…
Gelmezsin, biliyorum…
Ne kadar da basitti oysa;
Ayrılık..!
Toplam üç hece, üç ömre bedel,
Yanlış anlama,
Yalnızlık değil bu korkum
Sadece sensizlik üstüne…
Gelme…
Ben de gelmem, söz…
Sadece hatıralarımı ver bana
Belki de en mutlu günüm olur aşkımın cenaze töreni…
Gelme artık istemem,
Ben de gelmem keza…
Bir ömür daha harcatsa da bu acı
İçimdeki duyguları sonsuza kadar nefrete vuracağım… -
GİT ARTIK
Bir rüyaya açmış gözlerin,
Rüya bitti artık.
Nefretle bakıyor sonunda gözlerim sana,
Güzellik tamam ama; sende yürek yokmuş…
Oysa her bahara seninle açardım ben,
Her sessizlikte sensizliğime bürünürdüm.
Atrık nefretimsin.
Git artık!
Durma buralarda…
Haydi…
Yolun açık olsun… -
YALANIMSI ZAMAN
Bana güzel birşey söyle dedim,
Yalnızlığından bahsetti…
Yüzüne baktım…
Sustum…
Yüzüme baktı…
Sustu…
Bana bir şey söyle dedim…
Gideceksen hadi git dedi!..