SENSİZLİK MUTLULUK BAZEN
Bir saat oldu
Haber yok senden,
Şehirler arası yollarda
Yalnızlık oldum!
Uçsuz bucaksın,
Başlangıcı olmayan sesler…
Sadece sen…
Senin yalnızlığın, alkol ikindileri! Çok fazla olmayan
Bir seviş!
Sen olmasaydın yazamazdım
Yazamasam yaşayamaz!
Tümleç dediğin nedir ki!
Uzun uzun yazmak isteyen bir şairin
Kısırlığı gibi!
Aslında çok basit,
Sen olmasaydın ya-za-maz-dım!
Bu gece farklı olsun diyordum
Farz-ı misal bir mutluluk!
Gel – git, fark ketmez!
Sensiz de mutluluğu öğrendim!
Hiçbir şarkı sözünden etkilenmeden
Elmanın kurtlu yarısı,
Tek bir cevapsız çağrının
Tüm bir hayali bitirebilme ihtimali!
Yok, yok!
Beceremiyorum ben sensiz yaşamayı!
SEN GİTTİN
Dışarıda yağmur vardı
İçimdeki acılar gün ışığında
Yalnızlığa isyankar gönlüm
Ama baksana, Sen gittin…
Sabah uyandığımda hayat anlamsız geldi
Ölüp, ölüp dirilen bir hasta gibiydim
Anılar paketlenip bavula konmuş
Zaten yalan geliyor artık her şey,
Sevgiye inanmak, sana bağlanmak…
Düşlerimizi yaşayacaktık seninle
Uzaklarda bir yer var
Gecenin bile aydınlık olduğu
İçimde bir ürperti
Sessiz karanlıklarda yaşıyorum
Aşkım diyeceğim; ama sen gittin
İçin bir başka sıkılıyor arık
Mutsuzlukların en büyüğü bile koymuyor gidişin kadar
Seninle aynı memleketin toprakları üstünde bulunmak
Sadece bir “şans” diye nitelendiriliyor
Kendimden bile bir iz yoktu mazide
Geçmişte kalan senli günlerim…
Seviyorum siye haykırmak isterim bazı
Neden sonra gidişin gelir aklıma
Sensiz geceler gözlerde yaş kalmamasıydı
Sıkıntıdan “bir sigara yakayım” diyorum
Paket bile sensizlikten tükenmiş
Yazılan şiirlerin en güzeli sendin
En ağlatan şarkılar senin eserin
Bir kara tahtaya dönmüş kalbim
Sensizlikler yazılıyor,
Ve silinince izi kalıyor sensiz günlerin
Geride kalan hüzünlerin içtiği rakılar
Bana sadece sinirimi onları kırarak almak kalmış
Bilsem ki öleceğim, düşüncelerim yine de senin üstüne olurdu
Zaten gülüşlerden vazgeçtim,
Yeter ki sen gel, sev beni…
Bazen rüyama girersin
Bazen acılı günlerime
Tam mutluluğun önünden geçerim;
Aklıma gelir gidişin
Bağlarımız kuvvetli sanıyorduk
Yalnız kalmazmışmışız sanıyorduk
Sevgimiz sonsuz sanıyorduk
Ama bir anda beni silip gittin
Aşkımızda giriş, gelişme, sonuç evrelerini tamamlamış
Düzenli-düzensiz ayrılmıştık
Avuçlarında yaşadığımı düşlüyordum
Saçlarını kullanıyordum yastık misali
Hala yastığımda bir tel saçın
Saklarım ve öperim sensiz günlerimde
Her iç çekişimde binlerce sensizlik var
Sarıldığım yorgan bile bıkmış benden
Ellerim artık boşlukta
Gözlerim ise hala senli günlerimde
Bir şarkıda bin bir ağıt yakıyorum
Ve kahroluyorum her aklıma geldiğinde gidişin…
Hazır değildik belki böyle bir aşka
Daha tam pişmemiştik,
Korkuyorduk sevmelerden
Bizsiz de yaşanır sanıyorduk
Ve ağlıyorduk tüm gitmelerden…
Duyulmuyordu haykırılan sevgi sözcükleri
Son duygular demir almışlardı en derin okyanuslarda
Anlatılanlar eski sevdalardan alıntılardı
Ölüp dirilmelerde bu aşkın son izleri
Tıpkı senin gidişin gibi;
Sessiz ama çığlıklı
Uzak diyarlardan gelmiştik bu aşk için
Yerimiz daha önceden ayırtılmıştı
Ve bilet sadece gidiş alınmıştı…
Güllerin bile yoktu eski kokusu
Gelincikler bükmüşlerdi artık boyunlarını
Ay tekrar karanlıklara gömülmüştü
Çünkü aşkımızın en büyük gerçeği;
“Sen gittin” di
Belki de hiç gelmemiştin…
Öpüşlerin, sarılışların, sözlerin…
Hepsi yalandı…
Aslında bizimkisi
Düz yazı formatında bir yazıyı şiir formatında okumaktı galiba…
Bilirsin işte,
Zaman aleimize işliyor
Uzatmaları oynayan bir takım gibiyiz
Ve her maçımız mağlûbiyetle bitiyor…
En yaz akşamlarda kokunu özlüyorum artık…
Bir tiyatro oyununun baş rol oyuncusuyuz sanki
Bir dramı sahneliyoruz,
Ve mutlu gibi görünüyoruz perdeler kapanana kadar
Büyüklüğümde çocukluğumu yaşıyorum
Ama ne yapsam unutamıyorum;
Sen gittin…
En kabus akşam üstlerinde ürküyorum gölgemden
Ve bir kaçar olarak yaşıyorum aşkımın arkasında
Gecelerin hüzünle dolmasının sebebi sen değil
Beni asıl yoran, asıl koyan sensizlikler
İlk özlem değildi bu
Aşkımıza reklam arası sokmuştuk bir kere
Dün gece yine ağladım sensizliğe
Her damlada bir duygumu daha kaybederek
Şehit vererek zamana
İçimde kalanlar sadece insanlara yük olan sevgim
Hıçkırıklar bile sessizdi artık
Ve güneşin yüzünde sahte bir gülücük vardı
Özlem bile yetersiz kalıyordu duygular arasında
Belki çocuktum daha
Karanlıklara her adımda biraz daha büyüyordum
Ve imla hataları yapıyordun sevdalarımda
Yalnızlık değildi ama
Senin gidişindi beni yıkan…
Telefonlarla dertleştim günlerce
Ve resmine anlattım sana verdiğim değeri
Belki de sonunda ölüm olduğunu bile, bile gitmiştim kurşun üstüne
Biliyordum yine gecelerin göz yaşı dolacağını
Bensizliklere gideceğini biliyordum
Sevebilirsin sanmıştım
Sonunda sen gittin…
Artık her yağmur yağdığında aklıma sen geliyorsun
Ve katkıda bulunuyorum yağmur damlalarına
Daha önce de yanmıştım sevdalardan
Daha önce de terk edilmiştim
Ama hiç biri bu kadar bitirmemişti beni,
Gülüşlerimin altında bin bir dert vardı
Sevişmeler karanlıklara kaçışmalardı
Ve alfabe “beni” kaybetmişti…
En derin uykularımda sen varsın
Yalanların içinde tek doğrum, tek tesellimdin
Ama sen gittin…
Bir ömür verirdim uğruna
Mutluluklar verirdim gitmeseydin
Hala gözlerim dolar herhangi bir yazıda adını görsem
Biliyorum dönmeyeceksin…
Resmim ateşlerde, ismim lanetlerdeymiş
Bir gün olur sen de seversin benim gibi,
Sen de yanarsın
Geçmişteki beni ararsın ama
Senden sonra bende gittim…!
GİTMELER
Bakışlarından belli gideceğin,
Yüzünde bir belirsizlik
Belki gitmek, belki kalmak gibi
Tüm soru işaretlerinde gözlerin
Sessizliğin soyadı sen
Hep bir yalnızlık var artık
Belirtisiz isim tamlamalarında!
Düşümde görmüştüm oysa
Seviyordun
Bekliyordun sonsuzluğu bekler gibi
Dedim ya;
Bir düş gördüm sadece
Küfürler havalarda uçuşurken bile
Sessiz harflerimi kullandım.
Bir şiirdi oysa sadece düşlerim.
Belli belirsiz bir keder
Sen oldum, ben oldum
Bir de baktım;
Aslında hiç kimseyim!
Sen giderken ben de gittim
Tüm bağlaçlarım anlamsız artık
Düşleşmeler yasak!
Belki yine görürüm bir gece
Bir şiirde, sadece sen ve ben
Anlamını yitirtmeden kelimelere
Keşke hep düşlerimdeki kadar masum olsan
Ya da ne bileyim,
Bir şarkıda kalsan mesela
Sadece bir şarkıda!
Rakıya düşmüş,
Balık olmaya çalışmışım bir ömür boyu
Bir görsen, korkarsın yalnızlığımı!
Yeni geldin oysa,
Bir ömür bile olmadı tanışalı
Şimdi sessiz sedasız gideceksin
Git hadi…
AŞK
Şimdi yalnızlık sen oldun
Düşümde gördüğüm yüzünle,
Hüzünlü gözlerinin yerine koydum…
Masumuyetin asabiyet,
Zihnimde çizdim gülen portreni…
Yağmur damlalarının sessiz haykırışı oldun,
Şiirlerde yağmurlardan bahsedilmese olmaz keza…
Hala burnumda teninin aşk aromalı kokusu..
KALP YARALARI
Gözlerine gizlenmiş yanlızlıklar,
Bedeninde ürkek akşam üstleri…
Bir sigara içimlik kalmış oysa hayat…
Aynada baktığın yüzün,
Hüznün başka bir dilde çevirisi…
Ne güzel gamzelerin vardı oysa,
Her şiirer yürüyebilecek,
Ayaklarına dalgalar vururken inceden
Çok bilinmeyenli bir denklem sanki yalnızlık…
Yalnızlık dediğin kimsesizlik yani,
Acı çekmeyi hobi edinmiş,
Baharlara küsmüş bir güz…
Bir bahara açmalıydın oysa,
Belki kendini bırakıp deli bir rüzgara,
Hiç tanımadığın bir kız çocuğunun
Su yeşili gözlerinde olmalıydın…
Aslında sen…
Kalbimde hapsolmalıydın…
AŞKIMIZDAKİ SON BAHAR
Bir geceye soldu güz…
Tüm gündüzler yalan oldu!
Şarkılar vardı ya eskiden,
Şimdi hepsi hazan oldu…
Bir duble rakı var,
İçsen de olur, içmesen son bahar…
29 harf var oysa topu topu…
Hadi anlatsana sensizliği!!!
GİT ARTIK
İki damla yaş aktı,
Sensiz gözlerimden
Demekki pişmanlıktı
İçimden akıp giden…
Hadi git artık
Vakit geç oldu
İçim iyice sensizlikle doldu
Bak artık gülüşlerim de soldu…
Dik dur dedin bana
Sakın eğilme,
Bensizliğini belli etme
Hadi git sende… Bekleme…
SENSİZ DENKLEMLER
Gözlerimde sızılar var
Kalbimde tarifsiz yaşlar
Şimdi dudaklarının yerine
Başka boyalı dudaklar
Bir denklemmiş bu bilemediğim
Nasıl bir sevgi çözemediğim
Şimdi ellerin olmalıydı
Gözlerimi sildiğin…
Yaz geldi güneş açtı sanki
Meğer yalanmış gülüşlerin bilemedim ki
Şimdi içimden her an seni
Sinsi sensizliği görmedim ki…
Sensizlik içimde kısır bir döngü
