Kızım,
Çok eskiden (benim de çocukluğumda) bu şekilde mektup yazılırdı. Belki Türkçe ya da Edebiyat derslerinde görmüşsündür. Bilgisayar yoktu keza benim çocukluğumda. (-Keza kelimesini bilmiyorsan eğer “Fakat” anlamına geliyor.-) Tahminlerime göre, sen bu mektubu okuduğun zaman 14-15 yaşlarında olacaksın ve sanırım sene 2025 civarlarında olacak. Şu anda sene 2009. Ben 28 sen 1,5 yaşındasın henüz. Çocukluğumuzda söylendiği gibi uçan arabalar falan icad edilmedi daha. Sen bu mektubu okuduğun zaman baban hayatta olur mu bilemiyorum. Umarım halen ülkemizin resmi dili Türkçe’dir. Çünkü bizim gençliğimizde yavaş yavaş satmaya başladılar ülkeyi kızım. Biz atalarımızdan devraldık Türkiye Cumhuriyetini; size bırakmakla yükümlüydük. Bunu başarabildik mi emin değilim. Beni öyle çok fazla siyasi bir tip olarak algılama. Ancak Cumhuriyetin ne kadar zor kurulduğunu biliyorum. Umarım halen okullarda bunu öğretiyorlardır kızım. Keza sana bırakabilecek pek bir mirasım da olduğunu sanmıyorum. Ülkede son 5 senedir ekonomik kriz var. Umarım sizin zamanınızda bu kriz bitmiş, yeni nesil olarak bizden çok daha kolay bir hayat yaşıyor olursunuz.
Halen nefes almayı yasaklamadı devlet. Şükür nefes alabiliyoruz. Dinimiz “İslam”. Umarım bu da değişmemiştir. Devlet meselelerini biraz olsun aşacak olursak eğer kızım, yazacak çok şey var. 1,5 sene önce girdin hayatıma. “Kızım” kelimesinin aslında yalın olduğu kadar ne kadar güzel bir kelime olduğunu öğrettin babana. Sana bir özür borçluyum sanırım. Olmadı kızım… Annenle birlikte olmayı denedik yine, senin için. Annen ve baban ayrı büyüme diye. Ama olmadı işte. En son benimle birlikte kalıyordun. Umarım halen benimlesindir kızım. Sana biraz kendimden bahsedeyim. Ben şiir yazmayı severim. Biraz “saf” olarak adlandırılan tiplerdenim. Şu anki görünüş kişilik olarak babana çekmişsin. Ben bu hayatın beni kirletmesine hiçbir zaman izin vermedim kızım. Sakın ola sen de verme…
Ne kadar çok yazacak şey varmış meğer. Bu dünyaya gelmekte, hayatı yaşamakta hiçbir suçun yok senin. Tüm suç annenle benim. Eşit miktarda. Biraz erken yaşlandı baban kızım. Ama elinden geldiği kadar yanında olmaya, seni ne kadar çok sevdiğini hissettirmeye çalıştım. Şimdi bu mektuba ne gerek var diye düşünüyor olabilirsin. Ancak kime ne zaman ne olacağı belli değil kızım. Hele ki bu ülkede. Yolda yürürken başına saksı düşüp ölen var. Neyse kızım. Daha fazla uzatıp seni sıkmak istemem. Tüm jenerasyonum adına senden özür dilerim; bu dünyayı devraldığımızda, yani büyüklerimiz bize bıraktığı zaman kirliydi. Biz daha çok kirlettik. Dediğim gibi, bilemiyorum Cumhuriyet emanetine de sahip çıkabildik mi… Nerede olursa olsun, ne yapıyor olursa olsun her zaman baban seni çok sevecek kızım. Sakın unutma bunu.
Sevgiler,
Baban…
Loading ...